
ASKER ÇOCUĞU OLMAK Doğum yerinizin sizin için hiçbir şey ifade etmemesidir. Ailenizdeki tüm bireylerin doğum yerinin farklı olması demektir. Her gittiğiniz şehirde bir önceki şehirle anılmanızdır. (İstanbul'dayken Marmarisli'li Okul değiştirme rekorları kırmak demektir. (Üniversiteye giden 12 yıllık eğitim sürecinde 8 ayrı okulda okumak gibi) Okulun ilk günlerinden nefret etmek demektir. (Herkes birbirini tanımaktadır sizse benim gibi yeni bir var mı diye bakınıp ilk irtibatı onla kurmaya çabalarsınız. Babanız emekli olana kadar evinizin size ait olmaması, oturacağınız evi seçememeniz, poster yapıştırırken bile “Demirbaşa zarar vermeyelim” kaygısı taşımak demektir. Vatan sevgisini kitaplardan okuyarak değil, bizzat yaşayarak Askeri Operasyonlardan, görevlerden babanızın sağ dönüp dönmeyeceğini bilmeyerek uykusuz geceler geçirmek demektir. Tüm bunlara rağmen dışarıdan bakan gözler Her şeye rağmen bizim tek yaşadığımız babamızın mesleğiyle gurur duymak ve mesai aracı lojmana girdiğinde, tek tip elbiseli insanlar arasından babamızı bulmaktı.
Uzun zamandır ne bloğumla ilgilenebiliyorum ne de arkadaşlarıma yorum bırakıp bloglarını ziyaret edebiliyorum.Evde boş vakit geçirmek için birkaç hobim vardı biliyorsunuz.Bunları genişlettim bu aralar.Boncuk işi merakı başladı .Bir arkadaşımın desteği ile evde boncuk işi yapıp para kazanalım dedik bir kaç deneyimden sonra bu işin bana göre olmadığını anladım.Sebep mi yapamamak değil sebep oğlum.Havalar ısındı artık dışarıda çocukları görünce başlıyor bizde çıkalım diye mırındanmaya öğleden sonra hep dışarılarda oynuyoruz denilebilir.Bi yönden iyi oluyor bende onunla birlikte pekte yaşayamadığım çocukluğumu yaşıyorum..Ama boncuk işi zevkli idi kendime yapmayı planlıyorum sizede örneklerini göstereyimki belki sizde kendinize denersiniz veya sakaryalı bayanlar boncuk işi yapmak isteyenler buradan bana ulaşabilir ben gerekli bilgileri verebilirim.Şuanda 5 kişlik gurbum var isteyenler katılabilir.....
<
ONDAN,BUNDAN,ŞUNDAN. HERŞEYE DAİR...
8/5/2008 - ASKER ÇOCUĞU OLMAK
Asker çocuğu olmak; Memleketinin olmaması demektir.
(Nüfus cüzdanında yazar, kütük orda demekle yetinirsiniz)
(Tesadüfen o şehirden geçersiniz anneniz size 'Bak oğlum-kızım sen
şu hastanede doğdun' der)
Ailedeki herkesin asker gibi yaşaması demektir.
(Zira sizin yapacağınız bir hata “X şunu yapmış” şeklinde değil
“Y Albayın oğlu-kızı şunu yapmış” şeklinde konuşulacaktır)
çocuk, Marmaris'deyken Ankara'li çocuk v.b.)
Tayin olunan şehirde yeni dostluklar,aşklar kazanıp sonra onları kayıtsız şartsız terk etmek ve gittiğiniz yerde bunları sıfırdan yapabilmek için yırtınmak demektir. (ki muhtemelen bunu başarıp “oh ne güzel ortamımı kurdum”dediğinizde, yeni bir tayin emri babanızın eline ulaşmıştır)
Muhtemelen isminiz sınıf listesine yazılmamıştır. En alta kalemle
eklersiniz. Numaranızı da bilmiyorsunuzdur. İlk bir hafta böyle misafir
sanatçı gibi okula gidip gelirsiniz…)
öğrenmektir.
Sizin kamplarda nasıl eğlendiğinizi
Ordu evlerinde nasıl ucuza kola içtiğinizi
Lojmanların devlete yük olduğunu
Askeri araçlardan bedava istifade ettiğinizi
Babanız maaşının ne kadar yüksek olduğunu
Askerlik zamanımız geldiğinde babamızın size torpil yapacağını konuşurlar…
Binlerce kez açıklamış olmanıza rağmen…
Bu duyguları anlayan ve paylaşan tüm asker çocuklarına sevgiler...
Yorum (0) :: Yorum yazarsanız sevinirim :: Bağlantı
2/5/2008 - SEVMEK FEDAKARLIKTIR
"Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değnegi ve el yordamı ile otobüse binmişti.
Şöför : -Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi.
Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir hava subayı idi. Bundan birkaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla göremeyecekti.
Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti. Asla karısını yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde durana kadar cesaret verecekti.
Günler geçiyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok üzüyordu. Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karısı günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu.
Bütün gün düşündü koca nasıl yardım edebilirim güzeller güzeli eşime. Birden aklına eşinin eski işi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi. Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı.
Karısı dehşetle gözlerini açtı. - Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı.
Kocası ona destek olacağını her sabah işe onu kendisinin bırakacağını ve akşam alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi. Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu.
Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu.
Her sabah eşini işine bırakıyor ve akşamları alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karısı eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti.
Akşam karısına: - Artık ise kendin gidip gelmelisin, dedi. Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu .
Günler günleri kovaladı hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, şöför :
- 'Sizi kıskanıyorum, hanımefendi' dedi.
Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, neden, diye sordu.
Şöför, - Çünkü her sabah sizin arkanızdan bir hava subayı genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el sallıyor, dedi."
<****** type=text/**********>
******>
<****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>
******>
Yorum (0) :: Yorum yazarsanız sevinirim :: Bağlantı
15/4/2008 - örgüden takılar (netten)



Yorum (3) :: Yorum yazarsanız sevinirim :: Bağlantı
13/4/2008 - evde iş

Yorum (0) :: Yorum yazarsanız sevinirim :: Bağlantı
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->